<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İstanbul Alperen Ocakları</title>
	<atom:link href="http://www.alperenistanbul.org/web/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.alperenistanbul.org/web</link>
	<description>İstanbul Alperen Ocakları</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Feb 2012 12:10:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.5</generator>
		<item>
		<title>Başkandan Mevlid Gecesinin Önemi</title>
		<link>http://www.alperenistanbul.org/web/baskandan-mevlid-gecesinin-onemi/</link>
		<comments>http://www.alperenistanbul.org/web/baskandan-mevlid-gecesinin-onemi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 12:07:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yavuzselim52</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hüseyin Aktaş]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Teşkilat Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alperenistanbul.org/web/?p=3979</guid>
		<description><![CDATA[Sevgili Peygamberimiz (sas) in dünyaya teşrif ettikleri [20 Nisan 571, Pazartesi] Rabiülevvel ayının 12. gecesidir ki buna Mevlidi Nebi [Kutlu Doğum] denir. Kâinat ve beşeriyetin yüzyıllardır yolunu gözlediği o Peygamberler Peygamberinin doğum günüdür bugün. Hz. İbrahimin duası, Hz. İsânın müjdesi ve dedesi Abdülmuttalip ve annesi Âminenin rüyasıdır. Fil vakası onu haber verdi. Doğduğu gece irhasât [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili Peygamberimiz (sas) in dünyaya teşrif ettikleri [20 Nisan 571, Pazartesi] Rabiülevvel ayının 12. gecesidir ki buna Mevlidi Nebi [Kutlu Doğum] denir. Kâinat ve beşeriyetin yüzyıllardır yolunu gözlediği o Peygamberler Peygamberinin doğum günüdür bugün.</p>
<p>Hz. İbrahimin duası, Hz. İsânın müjdesi ve dedesi Abdülmuttalip ve annesi Âminenin rüyasıdır. Fil vakası onu haber verdi. Doğduğu gece irhasât denilen bir takım olağanüstü hâdiseler cereyan etti.</p>
<p>Dünyanın doğusunu ve batısını aydınlatan bir nur görüldü. Sâve Gölünün suları bir anda çekiliverdi. Ateşe tapanların bin yıldır aralıksız yanmakta olan ateşleri hiç sebepsiz sönüverdi.</p>
<p>Asırlardır kupkuru olan Semâve Vadisi, seller altında kaldı. Gökyüzünden onlarca yıldız kaydı. Kisrânın saraylarından ondört burc kendiliğinden yıkıldı. Kâbedeki putların pek çoğu baş aşağı devrildi.</p>
<p>Şeytân, ölesiye çığlık kopardı. Daha ne gizemli olaylar iç içe ve peş peşe yaşandı. Nasıl yaşanmasındı ki Kâinatın Efendisi, İnsanlığın İftihar Tablosu Hz. Ahmedi Mahmudu Muhammed Mustafa (sas) dünyaya teşrif ediyorlardı. Bütün varlık Onu ayakta karşılamıştı.</p>
<p>Doğum ânı öncesi hanei saadetleri nurla doldu, yıldızlar evin üzerine salkım salkım dökülecekmiş gibi aktı.96 Seher vaktiydi. Bir ara Âmine validemizin kulağına müthiş bir ses geldi. Korkudan eriyecek gibi oldu. Bir de ne görsün? Bembeyaz bir kuş peydahlandı ve yanına geldi; sonra da kanatlarıyla Âminenin sırtını sıvazladı. Ne korku kaldı, ne kaygı. Yine doğum öncesi başka bir nur gözüktü. Âmineye bu nur ile Şamın saray ve köşkleri gösterildi. Kendisine ak bir kâse içinde şerbet sunuldu. İçer içmez de muhteşem bir nur bulutu kendisini sardı.</p>
<p>Tam o esnada mukaddes doğum gerçekleşti. O sıra ebesi Şifa Hatun gizemli bir ses duydu: Allahın rahmeti, Onun üzerine olsun! diye. Hattâ Rum diyarının bazı sarayları bile görünmüştü kendisine. Maşrık ile mağrib arası nurlara boğulmuştu. Annesinin anlattığına göre: Doğuda, batıda ve Kâbenin üzerinde bir bayrak gördüm. Doğum tamamlanmıştı. Yavruma baktım, secdedeydi. Parmağını da göğe kaldırmıştı. Hemen bir ak bulut inip onu kapladı. Şöyle bir ses işittim: Doğuları ve batıları dolaştırın, deryaları gezdirin. Tâ ki mahlukât Muhammedi ismiyle, sıfatıyla, sûretiyle tanısınlar! Biraz sonra da bulut gözden kaybolup gitti.</p>
<p>Hz. Âdemden başlayarak devirlerden devirlere, aileden aileye intikal ede ede gelen o Biricik Nur, artık vücud sahnesinde varlık bulmuştu.</p>
<p>Efendimizin Allahın ilk yarattığı şey, benim nûrumdur. dediği kendi Nuru, beden giymiş, görünür hâle gelmişti. Her çocuk doğunca yere düşerken, o ise ellerini yere dayamış, önce secde edip sonra da başını ve parmağını semaya kaldırmıştı.</p>
<p>Doğduğunda sünnetli ve göbek bağı kesilmiş vaziyetteydi. Sırtında, iki kürek kemiği arasında, tam kalbinin hizasında peygamberlik mührü Hâtemi Nübüvvet vardı. Dedesi Abdülmuttalip adını Muhammed koymuştu. Övülen demekti. Zira onu Allah övmüştü; melekler, insanlar ve cinler de övecekti.</p>
<p>Sonra o Nur topunu alarak Kâbeye götürdü ve Allaha duada bulundu: Bana bu temiz çocuğu ihsan eden Allaha hamdolsun! dedi. Nasıl ki insanlara ve cinlere sonsuz mutluluğun yollarını gösterecek Nebi dünyaya teşrif edince bütün varlık ayağa kalkmıştı. Teşrifinden asırlar sonra da Doğdu ol saatte ol Sultânı Dîl / Nûra gark oldu semâvât ü zemîn S.Çelebi deyince mevlidhânlar, benzeri bir heyecanla Müminler Hoş geldin ey Kutlu Nebi! mânâsına ayağa kalkmaya devam ediyorlar. Bir edep anlayış ve göstergesi olan bu hürmet ve tazimlerini, Ona arz etmeye çalışıyorlar.</p>
<p>Efendimizin terakki çizgisinin müntehası Mirâc, başlangıcı da Mevliddir. Bu kutlu gecede S. Çelebinin Mevlidi Nebisi gibi, Peygamber aşkını körükleyen natı şerifler, mevlidler okunmalı.</p>
<p>Hafızlar, Kur&#8217;ândan Peygamberimizin adının geçtiği aşirleri seslendirmeliler. Hem yetim, hem öksüz yetişen o Nebinin doğum günü vesilesiyle öncelikle yetimler ve öksüzler sevindirilmeli, yoksullara ziyafetler verilmeli. Kutlu doğum hakkında yazılmış kitaplar ve makaleler bir kere daha topluca okunmalı. Onu anlatan sohbetler dinlenmeli.</p>
<p>Bol bol salât ü selâmlar getirilmeli. Gözümüzün Nuru, Gönlümüzün Sürûru Efendimiz Hazretlerinin doğum günü münasebetiyle bizlere düşen vazifelerin ön önemlisi ise, herhalde Onu her yönüyle daha iyi anlamaya ve Onun, insanlığa tebliğ ettiği esasları kavramaya çalışmak olmalıdır.</p>
<p>Fakat kutlu doğumu, aynı zamanda kendi doğumu olan İslâm dünyası, o Nevrûzu Sultânîyi lâyıkı vechiyle tesîd edememektedir. Hz. İsanın doğumun bütün dünyada noel, paskalya ve daha başka yortu ve karnavallarla kutlanılması ölçüsünde, bu Kutlu Doğum&#8217;un en azından ümmet içinde olsun Ona ve Onun mesajına yaraşır biçimde tesîd edilmesi, bir vefa borcu olmanın ötesinde İslâmın ruhundaki Hz. Muhammede muhabbet ve hürmet emrinin bir gereği olsa gerektir&#8230; </p>
<p>Bu Geceler İslam Alemin Tek bir çatı altında toplanmasına vesile olur inşallah</p>
<p>Hüseyin AKTAŞ<br />
İl Ocak Başkanı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alperenistanbul.org/web/baskandan-mevlid-gecesinin-onemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sultanbeyligi Alperen Ocaklarında Kutlu Sancak El Degiştirdi</title>
		<link>http://www.alperenistanbul.org/web/sultanbeyligi-alperen-ocaklarinda-kutlu-sancak-el-degistirdi/</link>
		<comments>http://www.alperenistanbul.org/web/sultanbeyligi-alperen-ocaklarinda-kutlu-sancak-el-degistirdi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 12:38:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yavuzselim52</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Teşkilat Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alperenistanbul.org/web/?p=3969</guid>
		<description><![CDATA[İl Bşk Hüseyin Aktaş Ve Yardımcısı Aydın Yürür’ün Hazır Bulunduğu Devir Teslim Töreninde Sayın Yasin Kılınç Görevi Muhammet Uslu’ya Devretti Eski Ve Yeni Yöneticilerinde Bulundugu Programda İl Başkanı Hüseyin Aktaş Hizmetlerinden Dolayı Yasin Kılıç’a Teşekkür Etti.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İl Bşk Hüseyin Aktaş Ve Yardımcısı Aydın Yürür’ün Hazır Bulunduğu Devir Teslim Töreninde Sayın Yasin Kılınç Görevi Muhammet Uslu’ya Devretti Eski Ve Yeni Yöneticilerinde Bulundugu Programda İl Başkanı Hüseyin Aktaş Hizmetlerinden Dolayı Yasin Kılıç’a Teşekkür Etti.</p>
<p><img alt="" src="http://www.feridundogan.com/img1/sil.jpg" /><br />
<br />
<img alt="" src="http://www.feridundogan.com/img1/sil2.jpg"  /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alperenistanbul.org/web/sultanbeyligi-alperen-ocaklarinda-kutlu-sancak-el-degistirdi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bağcılar Alperen Ocaklarının Düzenlediği Mekkenin Fethi Gecesi</title>
		<link>http://www.alperenistanbul.org/web/bagcilar-alperen-ocaklarinin-duzenledigi-mekkinin-fethi-gecesi/</link>
		<comments>http://www.alperenistanbul.org/web/bagcilar-alperen-ocaklarinin-duzenledigi-mekkinin-fethi-gecesi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Jan 2012 14:43:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yavuzselim52</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Teşkilat Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alperenistanbul.org/web/?p=3958</guid>
		<description><![CDATA[SAYIN OCAK YONETICILERI SEVGILI DAVA ARKADAŞLARIM VE PEK KIYMETLI MISAFIRLER; Böylesine müstesna bir Gecede, farkımızı ve tavrımızı ortaya koyarak,Güzel Şehir Mekkemizin Fethini kutlarken, sizlerle birlikte olabilmeyi bizlere nasip eden Yüce Yaradan’a Hamd-ü Senalar olsun… Bilindiği üzere; Çağımızda, Müslümanların (!) başına gelen en büyük belaların önde gelen bir sebebi, Cehennem Ashabı Yahudi ve Hıristiyanlarla,müşrik topluluklara benzemek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>SAYIN OCAK YONETICILERI SEVGILI DAVA ARKADAŞLARIM VE PEK KIYMETLI MISAFIRLER;</p>
<p>Böylesine müstesna bir Gecede, farkımızı ve tavrımızı ortaya koyarak,Güzel Şehir Mekkemizin Fethini kutlarken, sizlerle birlikte olabilmeyi bizlere nasip eden Yüce Yaradan’a Hamd-ü Senalar olsun…</p>
<p>Bilindiği üzere; Çağımızda, Müslümanların (!) başına gelen en büyük belaların önde gelen bir sebebi, Cehennem Ashabı Yahudi ve Hıristiyanlarla,müşrik topluluklara benzemek ve onların peşinden gitmektir.</p>
<p>Bu sapıklık, diger ümmetlerden intikal edip gelen bir adet halini aldı. Öyle bir hale geldik ki, yanıbaşımızda ki Müslümanları, küfür ehli olan insanlardan ayiramaz olduk. </p>
<p>‘’Kim bir kavme benzerse, Onlarla Haşrolur’’ Hadis-i Şerifinden yola çıkarak,<br />
İnsani gerçekten hayrette bırakan birşey varsa, o da; toplumun hemen hemen tamamının, büyük bir oranda Yahudi ve Hıristiyanlari taklit etmesi, hatta onların bayramlarına uyması ve acıdır ki hala Müslüman olduklarını zannetmeleridir.<br />
Onlar ilericiliğin ve uygar olmanın Yahudi ve Hıristiyanlara uymaktan geçtiğini zannetmektedirler. Bu, onların dinlerinden uzaklaşmalarının ve kafirlerin uşağı haline gelmelerinin de tabii bir habercisidir. Oysa ki İslamiyet, insanoğlunun yegane şeref kaynağıdır. </p>
<p>Şüphesiz ki; Kafirlere benzemenin en belirgin örneklerinden biri de; onların &#8220;Yılbaşı&#8221;larını tanımak ve Onlardan farksız bır biçimde kutlama acizliği ve cahilliği içine girmektir. İşte onlar, bu uydurma yalanlar ve bozuk inançla, ALLAH’ın (C.C.) hakkinda hiçbir delil indirmedigi ve selim fıtratın nefret ettigi kötü amelleri işlemektedirler.<br />
Bu vesile ile, &#8216;yılbaşı&#8217; adıyla bilinen hıristiyanlık adeti üzerine,Bizlerde Alperenler ve Musluman Türk Gençliği olarak bu Kutlu Fethi yadetmeyi muhakkak ki görev biliriz. </p>
<p>Unutmamak lazımdır ki; ALLAH’ın şeriati dışında kalan bütün şeriatlara muhalefet etmek, onların, din, gelenek ve bayramlarının tamamına aykırı davranmak, yüce dinimizin temel kurallarındandır.</p>
<p>Sözlerimi daha fazla uzatmadan; </p>
<p>Yüce Rabbimiz; Fetih Suresinde buyurduğu üzere, ‘’Biz sana apaçık fetih ve zafer sağladık.’’ Ayet-i Kerimesine mashar olabilmeyi Cenab-ı Hakk bizlere nasip eylesin<br />
Salat ve selam O&#8217;nun Rasulu (S.A.V.), Ashabı ve onları dost edinenlerin üzerine olsun..<br />
Mukaddes Şehir Mekkenın fethinin yıldönümü, tüm ınananlara mübarek olsun.Rabbim bizlere nice Fetihler nasip etsin inşallah…</p>
<p>Son olarak;Vefatının Sene-i Devriyesinde Türk-İslam ülküsünün abide şahsiyetlerinden S.Ahmet Arvasi Hocamızı saygı ve hurmetle anarken, sizleri selamların en guzelı olan Allahın selamı ıle selamlıyorum.Selamun Aleykum<br />
İstanbul  Alperen Ocakları<br />
Hüseyin AKTAŞ</p>
<p><img alt="" src="http://www.feridundogan.com/img1/b3.jpg" /><br />
<img alt="" src="http://www.feridundogan.com/img1/b2.jpg"  /><br />
<img alt="" src="http://www.feridundogan.com/img1/b4.jpg" /><br />
<img alt="" src="http://www.feridundogan.com/img1/b5.jpg"  /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alperenistanbul.org/web/bagcilar-alperen-ocaklarinin-duzenledigi-mekkinin-fethi-gecesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mehmet Akif ERSOY</title>
		<link>http://www.alperenistanbul.org/web/mehmet-akif-ersoy/</link>
		<comments>http://www.alperenistanbul.org/web/mehmet-akif-ersoy/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Jan 2012 12:24:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yavuzselim52</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alperenistanbul.org/web/?p=3950</guid>
		<description><![CDATA[Müslüman Türk’ün kütübhânesinde Kur’ân-ı Kerim ile berâber mutlakâ bulunması gereken kitapların en önde gelenlerinden biri Mehmed Âkif’imizin ‘’Safahat’’ isimli eseridir. Maalesef hâin eller mârifeti ile uydurukça taarruzuna mâruz bırakılarak her nesilde birkaç defâ değişikliğe uğratılan Türkçemiz sebebi ile bugün lûgat yardımına muhtaç olmadan anlaşılamadığından dolayı bu muhteşem eser de yeni yetişen nesiller tarafından okunmuyor. Her [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Müslüman Türk’ün kütübhânesinde Kur’ân-ı Kerim ile berâber mutlakâ bulunması gereken kitapların en önde gelenlerinden biri Mehmed Âkif’imizin ‘’Safahat’’ isimli eseridir.<br />
Maalesef hâin eller mârifeti ile uydurukça taarruzuna mâruz bırakılarak her nesilde birkaç defâ değişikliğe uğratılan Türkçemiz sebebi ile bugün lûgat yardımına muhtaç olmadan anlaşılamadığından dolayı bu muhteşem eser de yeni yetişen nesiller tarafından okunmuyor.<br />
Her şeye rağmen okullarda üzerinde durularak gençliğe tedrîsi gereken bu eser sâdece bir şiir kitabı değildir. Çağının en ileri görüşlü, cemiyeti ve cemiyetin içinde bulunduğu hâli en âgâh gözle ve selim bir akılla tahlil kâbiliyetini hâiz en mümtaz sosyoloğu olan Mehmed Âkif ûstâdımızın; memleketimizin ve milletimizin bugününe tesir eden devrinin hâdiselerini, hâdiselerin iç ve dış müessirlerini, sebeblerini, cemiyetin hâlet-i rûhiyesini âdetâ fotoğrafını çekercesine tam bir isâbetle teşhis eden belgesi hükmündedir Safahat.<br />
Bu eserinde Ûstâd; yaşadığı devrin mes’eleleri yanında, cemiyetimizin bugününe dâir ve aslında o devirden günümüze pek de farklılık arz etmeyen mes’elelerini, o günden tesbit ve teşhis eden bir mânevî dürbün gibi gözler önüne seriyor bütün açıklığı ile.<br />
Mehmed Âkif, eserinde, ahvâlini mükemmel bir ifâde kudreti ile tasvir ettiği cemiyete bir mürşid-i kâmil gibi istikâmet de gösteriyor. Onun; Safahat’ında millete işâret ettiği her çâre, bugün de karşı karşıya olduğumuz birçok mes’elenin hâlline içtimâî bir reçete hükmündedir.<br />
Öyle bir reçete ki, çâre sunduğu dert, bugün nerede ise bütün insanımıza bulaşarak mânen yıkan menfaat mikrobunun millete musallat ettiği derttir.<br />
O menfaat mikrobu cemiyete bir kere sirâyet etmeyegörsün; göz dikilmemiş mal, yıkılmamış had, kirletilmemiş ismet, tecâvüz edilmemiş hak, yakılmamış can, hatta dökülmemiş kan bırakmaz. O cemiyette ahlâk tefessüh eder hâttâ din bile fesada uğrar, bozulur. Âkif bunun nasıl bir felâket olduğunu şöyle anlatıyor;<br />
Oyuncak sanmayın! Ahlâk-ı Millî Rûh-ı Millî’dir.<br />
Onun iflâsı en korkunç ölümdür, Mevt-i Küllî’dir.<br />
Son dönemde boşanmaların arttığı cemiyetimizde hükûmet, sarsılan Türk âile müessesesini koruma tedbirleri alma çalışmaları yapıyor. Günümüzde âileyi sarsan birçok içtimâî veya iktisâdî sebeb sayılabilir. Fakat bir sebeb var ki Âkif, o sebebi tam 98 yıl evvelinden bu günü de görürcesine teşhis etmiş ve aşağıdaki mısrâlarla beyan etmiş.<br />
Âilî bir inkılâb olsun diyen meyyûs olur.<br />
Başka bir şey kazanmaz sâde bir deyyûs olur.<br />
Biz ki her mevcudu yıktık gâyesiz bir fikr ile,<br />
Yıkmadık bir şey bıraktık. Sâde bir şey; âile.<br />
Çünki ‘çıplak’ inkılâbın rezâlettir sonu.<br />
Ey denî kundakçılar, biz sizde çok gördük onu.<br />
Fakat ne çâre ki o denî kundakçılar eliyle ‘çıplak inkilâb’ çoktan gerçekleşti, şimdi netîceleri devşiriliyor, Türk âilesi sarsılıyor.<br />
Hâl böyle iken, âile reisliği eşitliğe kurban edilmiş zamane Türk erkeklerinin kâhir ekseriyeti mesâisini kahvehânelerde îfâ ediyor. Ömrün heder edildiği, vaktin öldürüldüğü bu meskenet yuvası, Âkif’in şu mısralarında târifini bulmuş;<br />
Mahâlle kahvesi Şark’ın harim-i kâtilidir.<br />
Tamam o eski batakhaneler mukâbilidir.<br />
Zavallı ümmet-i merhûme ölmeden gömülür,<br />
Söner bu hufrede idrâki, sonra kendi ölür.<br />
Sâdece bu kadar değildir cemiyetin içine düştüğü içtimâî zillet. Beteri de vardır.<br />
Sıtma, fuhş, içki, kumar türlü fecâi salgın,<br />
Sonra söylenmeyecek şekli de var hastalığın.<br />
Vaziyet böyle olmasına rağmen, sinmiş müsliman cemiyetin içtimâî tepkisizliği de Âkif’e dokunur.<br />
Gezer tavr-ı istilâ, alıp meydan bin münker<br />
Şu milyonlarca îman ‘nehye kalkışsam’ demez, ürker.<br />
Âkif, keskin tahlil nazarını mütedeyyin câmiâya da çevirerek milyonla müslimanın bu ürkekliğinin sebebini çözmüş, (istisnâyı tenzih ederek / K.A.) umûmu anlatıyor;<br />
Taylasan, cübbe, kavuk, hırka, hep esbâb-ı riyâ,<br />
Dış yüzünden Ömer’in devri muhitin, gûyâ.<br />
Kimi sâim, kimi kâim, o tavanlar yerler<br />
Kûl huvallâhu ehad zemzemesinden inler.<br />
Sen bu coşkunluğa istersen inan, hepsi yalan.<br />
‘Huve’nin mercii artık ne ehaddır ne filân.<br />
Çünki mâdem yürüyen sâde senin saltanatın,<br />
Şimdilik heykeli sensin tapılan menfaatın.<br />
Umûmun din tasavvuru böyle. Âlimlerin hâli de avamdan pek farklı değil Âkif’e göre. Bu gün de pek farklı değil aslında.<br />
Hani Seyyid gibi, Râzî gibi üç beş âlim?<br />
En büyük fazılımız; bunların âsârından,<br />
Belki on şerhe bakıp, bir kuru mânâ çıkaran.<br />
Ûlemânın da avama münâsip bir seviyede olduğu cemiyette, din tasavvurunun dînin aslından ne derece uzak olduğu tesbiti, sanki bu gün için yapılmış bir tesbit intibâı uyandırıyor.<br />
Ah o din nerede, o azmin, o sebatın dîni,<br />
O yerin gökten inen dîni, hayâtın dîni.<br />
..<br />
Müslimanlık denilen ruh-ı İlahî, arasak<br />
Müslimanız diyen insan yığınından ne uzak.<br />
Dînî birlik, berâberlik ve kardeşlik ruhunun kaybedildiği imparatorluk bakiyesi cemiyetlerde, millet olma vasfı ve berâber yaşama irâdesi kaybolur, huzur ve âsâyiş, yerini; kargaşa, anarşi, hâttâ memleketimizi on yıllardır bîzâr eden örneğinde olduğu gibi kanlı ayrılıkçı teröre bırakır. Âkif’in bu husustaki tesbiti ve teklifi bugün için dahî ne kadar isâbetlidir.<br />
Müslümanlık sizi gâyet sıkı, gâyet sağlam,<br />
Bağlamak lâzım iken, anlamadım, anlayamam,<br />
Ayrılık hissi nasıl girdi sizin beyninize?<br />
Fikr-i kavmiyeti şeytan mı sokan zihninize?<br />
…<br />
Küfr olur, başka değil, kavmini sürmek ileri.<br />
Arabın Türk’e, Lâz’ın Çerkez’e yahut Kürd’e,<br />
Acem’in Çinliye rüçhanı mı varmış, Nerede?<br />
…<br />
En büyük düşmanıdır Rûh-ı Nebî tefrikanın.<br />
Adı batsın onu İslâm’a sokan kaltabanın!<br />
…<br />
Sizi bir âile efradı yaratmış Yaradan;<br />
Kaldırın ayrılık esbâbını artık aradan.<br />
…<br />
Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez.<br />
Toplu attıkça sîneler, onu top sindiremez.<br />
…<br />
Davranın haykırmadan nâkûs-ı izmihlâliniz.<br />
…<br />
Davranın, zîrâ gülünç olduk bütün bir âleme,<br />
…<br />
Yerde kalmış, nâşa benzer kavm için durmak haram!<br />
Kahraman ecdâdımızdan sizde bir kan yok mudur?<br />
Yoksa istikbâlinizden korkulur, pek korkulur!<br />
Safahat’ından derlenen şu birkaç mısraından anlaşıldığı kadarı ile Âkif’imizin tahlil ettiği içtimâî ahvâl hâl ile kıyaslanınca, nerede ise yüz yıldır cemiyetimizde müsbet mânâda değişen çok şey olmadığı anlaşılıyor. Öyle olduğu için, 27 Aralık 1936 târihinde aramızdan ayrılmış olmasına rağmen Mehmed Âkif ‘Safahat’ı ile hâlâ bizi anlatıyor, fikirleri ile hâlâ milleti ile berâber, hâlâ o çok sevdiği milletinin derdi ile dertli.<br />
Daha iyisi yazılamadığı için Çanakkale Zaferi yıldönümü törenlerinde okunmak zorunda kalınan ‘Çanakkale Şehitlerine’ şâheseri ile ‘İstiklâl Marşı’ olmasa resmi mahfillerde adı pek hatırlanmayacak olan Mehmed Âkif, örnek şahsiyetinin ve müstesna şâirliğinin ötesinde, bu milletin yetiştirdiği en önde gelen toplum bilimcilerden biridir. Millî hassâsiyetleri zayıflamış elitlerin görmezden geldiği bu büyük vatansever, örnek mü’min, fikirleri ile hâlâ milletimize ve bütün İslâm milletine yol göstermeye devam etmektedir.<br />
O hayât-ı mânevîsi ile aramızda ve milletin memleketin selâmeti için bizim ondan öğreneceğimiz çok şey var.<br />
Bu sebeble, Mehmed Âkif’i tanımak ve onu çok iyi anlamak milletini ve memleketini seven herkes için millî bir vazîfe hükmündedir.<br />
(Mehmed Âkif’in milletimiz ve bütün İslâm âlemi için ne büyük kıymet ve ehemmiyet taşıdığını en iyi takdir edenlerden biri de Tâceddin Dergâhında tertiplenen Âkif’i anma merâsimlerine hiç aksatmadan iştirak eden merhum Muhsin Yazıcıoğlu idi. Allah her iki merhuma da ganî rahmet eylesin.)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alperenistanbul.org/web/mehmet-akif-ersoy/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seyyid Ahmet ARVASİ</title>
		<link>http://www.alperenistanbul.org/web/seyyid-ahmet-arvasi/</link>
		<comments>http://www.alperenistanbul.org/web/seyyid-ahmet-arvasi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Jan 2012 10:14:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yavuzselim52</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alperenistanbul.org/web/?p=3944</guid>
		<description><![CDATA[Ölüm yıl dönümünde rahmetle andığımız Arvasi Hoca&#8217;nın Türk-İslam ülküsünü yeniden yorumladığını belirten Prof. Dr. Hasan Seçen, “O, eşine az rastlanır bir mütefekkir ve dava adamıydı” dedi. İSTANBUL &#8211; İHA &#8211; Ünlü sosyolog, öğretmen ve gazetemizin yazarlarından Seyyid Ahmet Arvasi&#8217;yi bir ölüm yıldönümünde daha rahmet ve dualarla anıyoruz. Biz, Arvasi Hoca&#8217;yı yakınlarına, dostlarına sevdiklerine sorduk. Ahmet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ölüm yıl dönümünde rahmetle andığımız Arvasi Hoca&#8217;nın Türk-İslam ülküsünü yeniden yorumladığını belirten Prof. Dr. Hasan Seçen, “O, eşine az rastlanır bir mütefekkir ve dava adamıydı” dedi.</p>
<p>İSTANBUL &#8211; İHA &#8211; Ünlü sosyolog, öğretmen ve gazetemizin yazarlarından Seyyid Ahmet Arvasi&#8217;yi bir ölüm yıldönümünde daha rahmet ve dualarla anıyoruz. Biz, Arvasi Hoca&#8217;yı yakınlarına, dostlarına sevdiklerine sorduk. Ahmet Arvasi&#8217;yi bir de onlardan dinlemek istedik&#8230; Prof. Dr. Hasan Seçen, Arvasi&#8217;nin, bir sosyolog ve eğitim-bilimci yaklaşımıyla Türk-İslam ülküsünü yeniden yorumladığını belirterek, “Eşine az rastlanır bir mütefekkir, bir ahlâk ve dava adamı olan Arvasi, entelektüel kişiliğiyle de dikkati çekmiştir. Yazılarındaki coşkulu üsluba, edebiyatlı ve sanatlı anlatıma rağmen Arvasi, yazdığı her kelimede “ölçü”yü muhafaza eden bir “ilim adamı” hüviyetini korumuştur” diye konuştu. </p>
<p>DERİN İZLER BIRAKTI</p>
<p>Seyyid Ahmet Arvasi&#8217;nin düşünce hayatımızda derin izler bıraktığını kaydeden gazeteci Timuçin Mert, “O, Türk milliyetçiliğini “İ&#8217;lâ yı Kelimetullah için Nizâm-ı Âlem Ülküsü” diye adlandıran isimdir. Arvâsî Hoca, bozkırda kendini arayan düşünce dünyamıza hayat veren, çoraklaşmış gönüllerimizi zemzem suyuna kavuşturan bir fikir dehasıydı. Seyyid Ahmet Arvasi&#8217;yi ilk defa Marmara Kıraathanesinde tanıdığını kaydeden MHP eski Milletvekili Nazif Okumuş da şunları kaydetti: “O konuştukça etrafındaki herkes tebessümle, saygıyla ve dikkatle dinliyor. &#8216;Mazlum Türk Milleti, şahikalar oluşturacak kudrete sahiptir. Yeter ki inanalım ve Türk İslam merkezli reçetemizle önderlik edelim.&#8217; Öncesi gibi sonrasını da dinleme fırsatı bulamadığım konuşmanın aklımda kalanı sadece bu kadar oldu.” Arvasi&#8217;nin “İleri Türk Milliyetçiliğinin İlkeleri” eserini yayınlayan Mümin Çevik, Seyyid Ahmet Arvasi&#8217;nin karakter sahibi bir mütefekkir olduğunu belirterek, “Sözünü budaktan sakınmazdı. Doğruları söylerdi. Anlatamadıkları yazdıklarından çoktur. Onun sohbetlerinde bulunup ondan etkilenmemek mümkün değildi” diye konuştu. </p>
<p>İNANDIĞI GİBİ YAŞADI</p>
<p>Ahmet Arvasi Hocanın inandığı gibi yaşayan, göründüğü gibi olan nadir kişilerden olduğunu kaydeden Dr. Yusuf Gedikli, “O, tam bir idealistti. Başka deyişle tam bir Türk İslâm idealistiydi. Türk milletinin bir gün, eskiden olduğu gibi nizam-ı alemi gerçekleştireceğine inanıyordu. Bunun için çağdaş medeniyeti yakalamanın gerekli olduğunun da farkındaydı. Fakat asıl meselenin &#8216;yabancılaşmadan çağdaşlaşmak olduğunu&#8217; ileri sürüyordu” ifadelerini kullandı. Seyyid Ahmet Arvasi&#8217;nin yeteri kadar tanınmadığını belirten sosyolog Cafer Vayni ise, “Politik duruşunun öne çıkartılması felsefi, psikolojik ve sosyolojik düşüncelerini anlamamızı güçleştirmektedir. Arvasi&#8217;nin hayatı da fikirleriyle örtüşmektedir. Ayrıca bana göre Türk sosyolojisinin de önemli menbağıdır. Yüzde yüz yerli ve millidir” dedi. </p>
<p>O, BİR ALPERENDİ&#8230;</p>
<p>Ahmet Arvasi&#8217;den &#8216;âlim, mütefekkir ve mürebbi&#8217; diye söz eden Dr. Veysi Erken de, “O hep &#8216;Hakk&#8217; ile olmuştu. Her kulun &#8216;Hakk&#8217; ile olması derdinde idi. Onun için şanlı peygamberi rehber edinmiş ve bu yönü ile ona layık olmaya çalışmıştı. O, her şeyi ile gençliğe örnek olmuş günümüzün ifadesiyle &#8216;rol model&#8217; olmuş bir alperendi. Şanlı Peygamberimizin izini takip eden merhum hocamızın bir ülküsü vardı. O da gençlerimizin Kur&#8217;an-ı kerimin ahlakı ile ahlaklanmaları idi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alperenistanbul.org/web/seyyid-ahmet-arvasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kahrolsun Fransa</title>
		<link>http://www.alperenistanbul.org/web/kahrolsun-fransa/</link>
		<comments>http://www.alperenistanbul.org/web/kahrolsun-fransa/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Dec 2011 15:48:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yavuzselim52</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Teşkilat Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alperenistanbul.org/web/?p=3940</guid>
		<description><![CDATA[SEVGILI DAVA ARKADAŞLARIM; Yüzyıllar boyu Dünyaya barışı, kardeşliği,merhameti nakış nakış, ilmek ilmek işlemiş Ceddimize yapılan hakaret ve iftira son gunlerde biz Musluman Turk Mılletının ımtıhanı halıne gelmiş bulunmaktadır. Nitekim birçok ülke parlamentosunun Türk milletinin şerefli mazisine dil uzatması ve soykırım hezeyanlarını gündeme taşıması bağışlanması mümkün olmayan bir Rezalettir! Fransız Parlamentosu bu meseleyi iyice azıtmış , [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>SEVGILI DAVA ARKADAŞLARIM;</p>
<p>Yüzyıllar boyu Dünyaya barışı, kardeşliği,merhameti nakış nakış, ilmek ilmek işlemiş Ceddimize yapılan hakaret ve iftira son gunlerde biz Musluman Turk Mılletının ımtıhanı halıne gelmiş bulunmaktadır.</p>
<p>Nitekim birçok ülke parlamentosunun Türk milletinin şerefli mazisine dil uzatması ve soykırım hezeyanlarını gündeme taşıması bağışlanması mümkün olmayan bir Rezalettir!</p>
<p>Fransız Parlamentosu bu meseleyi iyice azıtmış , sözde soykırım iddialarını inkâr edenlere ceza verilmesiyle ilgili yasa tasarısını görüşmeyi kararlaştırmıştır.</p>
<p>Bilinmelidir ki Türk tarihini husumet kuşatması altına alarak düzmece haber, yorum, iddia veya görüşlerle saygınlığını gölgelemeye ne Fransa’nın ne de başkalarının gücü ve ısrarı yetmeyecektir.</p>
<p>Türk milletinin şerefli geçmişinde haksız ve adaletsiz bir uygulamaya rastlamak mümkün olmadığı gibi , insanlıkla bağdaşmayan herhangi bir vakıayı da bulmak söz konusu değildir.</p>
<p>Katliam , baskı , zulüm ve despotizm her zaman Türk milletine yabancı ve uzak olan sapmalardır.</p>
<p>Aziz milletimizin geçmişinde yüzünü kızartacak , başını öne eğecek hiçbir ilkellik ve insanlık karşıtı olay vuku bulmamıştır.</p>
<p>Fransa , soykırımla ilgili tarihi vesikaları bulmak veya görmek istiyorsa , kendi sömürgeci ve kanlı geçmişine bakması son derece makul ve mantıklı olacaktır.</p>
<p>İnsanlık hafızası Cezayir’de dökülen kanları, Ruanda’daki kıyımları asla gündeminden çıkarmamış ve Fransa’nın vahşi yüzünü ve şiddetle yazılmış sicilini hiç unutmamıştır.</p>
<p>Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy ve hükümetinin siyasi kaygılar çerçevesinde Türk milletine saldırması , çamur atarak tarihi gerçekleri eğip bükmeye yeltenmesi tam bir sefillik ve tükenmişlik örneğidir.</p>
<p>Türk milletine soykırımcı yaftası vurmaya çalışanlar, düşmanlık gösterileri için ortam kollayanlar bundan yarar sağlayamayacak ve iflasın eşiğinde bulunan şeref ve itibarlarını ayağa kaldıramayacaklardır.</p>
<p>Bu çerçevede Fransa Parlamentosu ve Sarkozy,amıyane tabırle yanlış ata oynamış ve tarıhı şanlı Azız Ecdadımıza musallat olmayı tercıh etmışlerdır.<br />
Teoride insan hakları ve özgürlüklerin beşiği sayılan bu ülkenin, Ermeni diasporasının oyununa alet olması ve manevralarına müsamaha göstermesi her şeyden önce tarihine ihanet ve hakarettir.</p>
<p>Biz Alperen Turk Genclıgı olarak Oncelıkle Fransaya Sonra Sarkozye ve daha Sonra tum Dunyaya buradan seslenıyor ve dıyoruz ki;<br />
Bızler; Rahat edemedıgımız yerde Kımseye ıstırahat ettırmeyız!Her daım bu Vatanın savunucusu olacak ve asla YILMAYACAGIZ!<br />
SAYGILARIMLA</p>
<p>İstanbul Alperen Ocakları<br />
İl Başkanı Hüseyin AKTAŞ</p>
<p><img alt="" src="http://www.feridundogan.com/img1/prt1.jpg" /><br />
<img alt="" src="http://www.feridundogan.com/img1/prt2.jpg"  /><br />
<img alt="" src="http://www.feridundogan.com/img1/prt3.jpg"  /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alperenistanbul.org/web/kahrolsun-fransa/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alperenler Sabah Namazında Eyüp&#8217;de Buluştu.</title>
		<link>http://www.alperenistanbul.org/web/alperenler-sabah-namazinda-eyupde-bulustu/</link>
		<comments>http://www.alperenistanbul.org/web/alperenler-sabah-namazinda-eyupde-bulustu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Dec 2011 11:36:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yavuzselim52</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Teşkilat Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alperenistanbul.org/web/?p=3935</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Alperen Ocakları il yöneticileri ve alperenler sabah namazında eyüpde buluştu.Sabah kahvaltısını birlikte eda eden alperenler namaz sonrasında gündeme ait konuların değerlendi. İl başkanı Hüseyin AKTAŞ Kuranda Müslüman vasfı ile ilgili konuda Ayet ve hadisler ışığında bir sohbet düzenledi.Milletin birlik ve bütünlüğü için dualar eden alperenler bu tarz etkinliklere devam edeceklerini açıkladılar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Alperen Ocakları il yöneticileri  ve alperenler sabah namazında eyüpde buluştu.Sabah kahvaltısını birlikte eda eden alperenler namaz sonrasında gündeme ait konuların değerlendi. İl başkanı Hüseyin AKTAŞ Kuranda Müslüman vasfı ile ilgili konuda Ayet ve hadisler ışığında bir sohbet düzenledi.Milletin birlik ve bütünlüğü için dualar eden alperenler bu tarz etkinliklere devam edeceklerini açıkladılar.</p>
<p><img alt="" src="http://www.feridundogan.com/img1/kahvalti1.jpg" /><br />
<img alt="" src="http://www.feridundogan.com/img1/kahvalti2.jpg" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alperenistanbul.org/web/alperenler-sabah-namazinda-eyupde-bulustu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sancaktepe Alperen Ocakları Açıldı</title>
		<link>http://www.alperenistanbul.org/web/sancaktepe-alperen-ocaklari-acildi/</link>
		<comments>http://www.alperenistanbul.org/web/sancaktepe-alperen-ocaklari-acildi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Dec 2011 11:25:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yavuzselim52</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Teşkilat Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alperenistanbul.org/web/?p=3931</guid>
		<description><![CDATA[İl Başkanı Hüseyin AKTAŞ,Teşkilat Başkanı ve il yöneticilerinin katıldığı açılışta Ocak başkanlığı görevine Fırat ÇELEBİ getirildi. Yapılan dua ve ikramların ardından İl Başkanı AKTAŞ:&#8221; Bölgenin sosyal ve kültürel yapısı düşünüldüğünde hizmet etmenin zorlaştığı ancak cemiyet nizamına talip bir hareketin sabır ve azimle mücadelesine devam etmesi gerekmektedir &#8221; dedi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İl Başkanı Hüseyin AKTAŞ,Teşkilat Başkanı ve il yöneticilerinin katıldığı açılışta Ocak başkanlığı görevine Fırat  ÇELEBİ getirildi. Yapılan dua ve ikramların ardından İl Başkanı AKTAŞ:&#8221; Bölgenin sosyal ve kültürel yapısı düşünüldüğünde hizmet etmenin zorlaştığı ancak cemiyet nizamına talip bir hareketin sabır ve azimle mücadelesine devam etmesi gerekmektedir &#8221; dedi.</p>
<p><img alt="" src="http://www.feridundogan.com/img1/sancaktepe1.jpg" /><br />
<img alt="" src="http://www.feridundogan.com/img1/sancaktepe2.jpg"  /><br />
<img alt="" src="http://www.feridundogan.com/img1/sancaktepe3.jpg" /><br />
<img alt="" src="http://www.feridundogan.com/img1/sancaktepe4.jpg" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alperenistanbul.org/web/sancaktepe-alperen-ocaklari-acildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşure Gününüz Mübarek Olsun</title>
		<link>http://www.alperenistanbul.org/web/asure-gununuz-mubarek-olsun/</link>
		<comments>http://www.alperenistanbul.org/web/asure-gununuz-mubarek-olsun/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Dec 2011 12:39:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yavuzselim52</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alperenistanbul.org/web/?p=3922</guid>
		<description><![CDATA[Muharrem Ayı ve Aşure Günü &#8220;Şehrullahi&#8217;l-Muharrem&#8221; olarak meşhur olan, yani &#8220;Allah&#8217;ın ayı Muharrem&#8221; olarak bilinen Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır. Allah&#8217;ın ayı, günü ve yılı olmaz, ancak Allah&#8217;ın rahmetine ermenin önemli bir fırsatı olduğu için Peygamberimiz tarafından bu şekilde ifade edilmiştir. Âşura Günü ise Muharrem&#8217;in [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Muharrem Ayı ve Aşure Günü</strong><br />
&#8220;Şehrullahi&#8217;l-Muharrem&#8221; olarak meşhur olan, yani &#8220;Allah&#8217;ın ayı Muharrem&#8221; olarak bilinen Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır.<br />
Allah&#8217;ın ayı, günü ve yılı olmaz, ancak Allah&#8217;ın rahmetine ermenin önemli bir fırsatı olduğu için Peygamberimiz tarafından bu şekilde ifade edilmiştir.<br />
Âşura Günü ise Muharrem&#8217;in 10. günüdür. Âşura Gününün Allah katında ayrı bir yeri vardır. Bugünde Cenâb-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuş ve kudsiyetini arttırmıştır. Bu günlerde oruç tutmak çok faziletlidir.<br />
Hicrî Senenin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Âşura Günüdür. Muharrem ayının diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, Âşura Gününün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir konumu bulunmaktadır.<br />
Âşura Gününün Allah katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu Fecr Sûresinin ikinci âyeti olan &#8220;On geceye yemin olsun&#8221; ifâdelerinin tefsirinden öğrenmekteyiz.<br />
Bazı tefsirlerimizde bu on gecenin Muharrem&#8217;in Âşurasine kadar geçen gece olduğu beyan edilmektedir.(1)<br />
Cenâb-ı Hak bu gecelere yemin ederek onların kudsiyet ve bereketini bildirmektedir.<br />
Bugüne &#8220;Âşura&#8221; denmesinin sebebi, Muharrem ayının onuncu gününe denk geldiği içindir. Hadis kitaplarında geçtiğine göre ise, bu güne bu ismin verilmesinin hikmeti, o günde Cenâb-ı Hak on peygamberine on değişik ikram ve ihsan ettiği içindir. Bu ikramlar şöyle belirtilmektedir:<br />
1. Allah, Hz. Musa&#8217;ya (a.s.) Âşura Gününde bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür.<br />
2. Hz. Nuh (a.s.) gemisini Cûdi Dağının üzerine Âşura Gününde demirlemiştir.<br />
3. Hz. Yunus (a.s.) balığın karnından Âşura Günü kurtulmuştur.<br />
4. Hz. Âdem&#8217;in (a.s.) tevbesi Âşura Günü kabul edilmiştir.<br />
5. Hz. Yusuf kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Âşura Günü çıkarılmıştır.<br />
6. Hz. İsa (a-s.) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir.<br />
7. Hz. Davud&#8217;un (a.s.) tevbesi o gün kabul edilmiştir.<br />
8. Hz. İbrahim&#8217;in (a.s.) oğlu Hz. İsmail o gün doğmuştur.<br />
9. Hz. Yakub&#8217;un (a.s.), oğlu Hz.Yusuf&#8217;un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır.<br />
10. Hz. Eyyûb (a.s.) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.(2)<br />
Hz. Âişe&#8217;nın belirttiğine göre, Kabe&#8217;nin örtüsü daha önceleri Âşura gününde değiştirilirdi.<br />
İşte böylesine mânalı ve kudsî hâdiselerin yıldönümü olan bu mübarek gün ve gece, Saadet Asrından beri Müslümanlarca hep kutlana gelmiştir. Bugünlerde ibadet için daha çok zaman ayırmışlar, başka günlere nisbetle daha fazla hayır hasenatta bulunmuşlardır. Çünkü, Cenab-ı Hakkın bugünlerde yapılan ibadetleri, edilen tevbeleri kabul edeceğine dair hadisler mevcuttur.<br />
Âşura Gününde ilk akla gelen ibadet ise, oruç tutmaktır. Muharrem ayı ve Âşura Günü, Ehl-i Kitap olan Hıristiyan ve Yahudiler tarafından da mukaddes sayılırdı. Nitekim, Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam Medine&#8217;ye hicret buyurduktan sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi.<br />
&#8220;Bu ne orucudur?&#8221; diye sordu.<br />
Yahudiler, &#8220;Bugün Allah&#8217;ın Musa&#8217;yı düşmanlarından kurtardığı Firavun&#8217;u boğdurduğu gündür. Hz. Musa (a.s.) şükür olarak bugün oruç tutmuştur&#8221; dediler.<br />
Bunun üzerine Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam da, &#8220;Biz, Musa&#8217;nın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz&#8221; buyurdu ve o gün oruç tuttu, tutulmasını da emretti.(3)<br />
Aşûra günü yalnız ehl-i kitap arasında değil, Nuh Aleyhisselâmdan itibaren mukaddes olarak biliniyor, İslam öncesi Cahiliye dönemi Arapları arasında İbrahim Aleyhisselâmdan beri mukaddes bir gün olarak biliniyor ve oruç tutuluyordu.<br />
Bu hususta Hazret-i Âişe validemiz şöyle demektedir:<br />
&#8220;Âşûrâ, Kureyş kabilesinin Cahiliye döneminde oruç tuttuğu bir gündü. Resulullah da buna uygun hareket ediyordu. Medine&#8217;ye hicret edince bu orucu devam ettirmiş ve başkalarına da emretti. Fakat Ramazan orucu farz kılınınca kendisi Âşûrâ gününde oruç tutmayı bıraktı. Bundan sonra Müslümanlardan isteyen bugünde oruç tuttu, isteyen tutmadı.&#8221; &#8216;Buhari, Savm: 69.<br />
O zamanlar henüz Ramazan orucu farz kılınmadığı için Peygamberimiz ve Sahabileri vacip olarak o günde oruç tutuyorlardı. Ne zaman ki, Ramazan orucu farz kılındı, bundan sonra Peygamberimiz herkesi serbest bıraktı. &#8220;İsteyen tutar, isteyen terk edebilir&#8221; buyurdu.(4) Böylece Âşura orucu sünnet bir oruç olarak kalmış oldu.<br />
Âşura orucunun fazileti hakkında da şu mealde hadisler zikredilmektedir.<br />
Bir zat Peygamberimize geldi ve sordu:<br />
&#8220;Ramazan&#8217;dan sonra ne zaman oruç tutmamı tavsiye edersiniz?&#8221;<br />
Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam, &#8220;Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, Allah&#8217;ın ayıdır. Onda öyle bir gün vardır ki, Allah o günde bir kavmin tevbesini kabul etmiş ve o günde başka bir kavmi de affedebilir&#8221; buyurdu.(5)<br />
Yine Tirmizi’de de geçen bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır:<br />
&#8220;Âşura Gününde tutulan orucun Allah katında, o günden önce bir senenin günahlarına keffaret olacağını kuvvetle ümit ediyorum.&#8221;(6)<br />
&#8220;Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah&#8217;ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”(7) hadis-i şerifi ise, bu günlerde tutulan orucun faziletini ifade etmektedir.<br />
Bu hadisin açılamasında İmam-ı Gazali, &#8220;Muharrem ayı Hicrî senenin başlangıcıdır. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayamak daha güzel olur. Bereketinin devamı da daha fazla ümit edilir&#8221; demektedir.<br />
Gerek Yahudilere benzememek, gerekse orucu tam Âşura Gününe denk getirmemek için, Muharrem&#8217;in dokuzuncu, onuncu ve on birinci günlerinde oruç tutulması tavsiye edilmiştir.<br />
Bu mânâdaki bir hadisi İbni Abbas rivayet etmektedir. Bunun için, müstehap olan, aşure Gününü ortalayarak, bir gün önce veya bir gün sonra oruç tutmaktır.<br />
Bu günde oruçtan başka hayır, hasenat ve sadaka gibi güzel âdetlerin de yaşatılması isabetli ve yerinde olacaktır. Herkes imkânı nisbetinde ailesine, akraba ve komşularına ikramda bulunur; bugünlerin faziletini bildiren hâdiseleri hatırlayarak ihsanda bulunursa şüphesiz sevabını kat kat alacaktır. Bilhassa, Peygamberimiz, mü&#8217;minin aile efradına Âşura Gününde her zamankinden daha çok ikramda bulunmasını tavsiye etmiştir.<br />
Bîr hadiste şöyle buyurular: &#8220;Her kim Aşura Gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder.&#8221;(9) Bu aile mefhumunun içine akrabalar, yetimler, kimsesizler, konu komşular da girmektedir. Fakat, bunun İçin fazla külfete girmeye, aile bütçesini zorlamaya lüzum yoktur. Herkes imkânı ölçüsünde ikram eder.<br />
Âşura gününün manevi ve berraklığı üzerinde Kerbela karanlığının kesafeti de görülmektedir. 61. hicret yılının Muharrem&#8217;ine ait 10. gününde Hazret-i İmam Hüseyin (r.a.) 55 yaşında iken Sinan bin Enes isimli bir hain tarafından Kerbelâ&#8217;da hunharca şehit edilmiştir. Bu gadr ve zulmün arkasında Emevi Halifesi Yezid, onun Küfe valisi İbni Ziyad vardır. Yarım asır öncesinden Peygamberimizin bizzat haber verildiği bu ciğerleri yakan olay Hazret-i Hüseyin&#8217;i Cennet gençlerinin efendisi olma şanına yüceltmiştir.<br />
Şehitler mükâfatını almış en yüce mertebelere ulaşmıştır. Yüce Allah&#8217;ın da zalimlere hak ettikleri cezayı en âdil bir şekilde vereceğinden şüphemiz yoktur. Kader hükme boyun eğen her mü&#8217;min bu olaya üzülür, ancak itidalini ve soğukkanlılığını kaybetmez. Duyguları yanlışlara ve taşkınlıklara götürmez. Çünkü meydana gelen bütün olaylar ezelî takdirin bir hükmüdür. Bu açıdan bunu bir &#8220;yas merasimi&#8221; haline dönüştürmek ehli-i sünnetin itikat ve inancına aykırıdır.</p>
<p>1) Hak Dini Kur ân Dili. 8 5793.<br />
2) Sahih-i Müslim Şerhi, 6:140.<br />
3) Ibtıı Mâce, Siyam: 31.<br />
4) Müslim. Siyam: 117.<br />
5) Tîrmizî. Savm: 40.<br />
6) A.g.e., Savın: 47.<br />
7) İbni Mâce. Siyam: 43.<br />
 <img src='http://www.alperenistanbul.org/web/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /> İhyâ, 1:238<br />
9) et-Tergîb ve&#8217;l-Terhİb, 2:116.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alperenistanbul.org/web/asure-gununuz-mubarek-olsun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BAŞIMIZ SAĞOLSUN</title>
		<link>http://www.alperenistanbul.org/web/basimiz-sagolsun/</link>
		<comments>http://www.alperenistanbul.org/web/basimiz-sagolsun/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Dec 2011 11:25:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yavuzselim52</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alperenistanbul.org/web/?p=3917</guid>
		<description><![CDATA[İl yöneticisi Sn.Yasin MUTLU&#8217;nun Dedesi vefat etmiştir. Hakkın Rahmetine Kavuşan Merhuma Yüce Allah’tan rahmet , kederli ailesine sabırlar diliyoruz.Yeri Nur Mekanı Cennet olsun Başınımız sağolsun.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İl yöneticisi Sn.Yasin MUTLU&#8217;nun Dedesi vefat etmiştir.<br />
Hakkın Rahmetine Kavuşan Merhuma Yüce Allah’tan rahmet , kederli ailesine sabırlar diliyoruz.Yeri Nur Mekanı Cennet olsun  Başınımız sağolsun.  </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alperenistanbul.org/web/basimiz-sagolsun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

